Tarih: 18:57, 12/2/2008
UMARIM SİTEM SANA YARDIMCI OLMUŞTUR SENDE YENİ BİLGİLER ÖĞRENDİNMİ?
H£PSİNİN £ĞL£NC£ DİYARINA HOŞG£LDİNİZAna Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım Tarih: 18:57, 12/2/2008UMARIM SİTEM SANA YARDIMCI OLMUŞTUR SENDE YENİ BİLGİLER ÖĞRENDİNMİ? { 1 yorum } { yorum yaz } { Bağlantı }
ege bölgemizin tatil yerleriTarih: 18:52, 12/2/2008ege bölgemizin vazgeçilmez tatil bölgesi16/1/2008 -Kategori: doga
Ege Bölgesinde, İzmir iline bağlı Çeşme ilçesi, 80 km. uzaklıkta Anadolu'nun batıdaki en uç noktasıdır. Yüzölçümü 2601 km2 dir. Doğu'dan Urla ilçesi, güneyden ve batıdan Ege Denizi , kuzeyden ise Karaburun ilçesi ile komşu olan Çeşme'nin; Yunanistana bağlı Sakız Adasına uzaklığı 8 mil dir. Üç tarafı denizle çevrili Urla yarıadasının batıya uzanan kısmı Çeşme yarımadası olarak anılır. Çeşme'de dağların denize dik inmesi, görkemli doğal güzellikler yaratmıştır. Arazi genellikle taşlık ve kayalık tepelerle kaplı olup, tepelerin arasında küçük ovacıklar yer alır. Arazi çoğunlukla eğimlidir. Toprak yapısı çakıllı, kumlu, kireçlidir. Bazı bölgelerde tınlı ve kalkerli satıhlar vardır. Sayısız koyları, berrak denizi, güneşi, ince kumları, deniz içinde kaynayan kükürtlü suları, yarımadanın 29 km yi bulan kıyıları boyunca dağılmıştır. Şifne, Küçük liman, Pırlanta, Paşa limanı, Ilıca plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatal azmak, Sakızlı koyu, Tekke plajı, Ayayorgi ve değişk isimlerde yirmiye yakın kumsalı vardır.
aydın kuş adası16/1/2008 -Kategori: doga
Kuşadası, Aydın iline bağlı bir ilçedir. İl merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta, Ege Bölgesi'nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Milli Park'ın bulunduğu Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi, İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odağında bulunmaktadır. Kuşadası Limanı, Yunanistan'a ait Sisam adasına yakın olması nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye'nin ikinci önemli deniz kapısıdır. İlçenin Efes'e yakınlığı da dış turizmin gelişmesinde etkili olmuştur. Kuzeyde İzmir'in Selçuk, kuzeydoğuda Germencik, doğu ve güneyde Söke ilçeleriyle çevrilidir.Yüzölçümü 264 km²'dir. ******> TarihçeKuşadası'nın ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemekte ise de, Kuşadası yakınında Yılancı Burnu denilen yerde, Efes'e bağlı Neopolis ismi ile İonlar tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Şehir daha önce, Pilavtepe eteklerinde, Andızkulesi denilen yerde kurulmuştur. Bir müddet sonra Bizanslılara ait olan bu kıyılara Venedik ve Cenevizliler, ekonomik bakımdan egemen olmuşlardır. Ulaşım güçlükleri nedeni ile Kuşadası; Andızkulesi mevkiinden alınarak bugünkü yerinde Yeni İskele (Scala Nuova) adı ile kurulmuştur. Kuşadası'nın adını verdiği Kuşadası Körfezi ve yakın çevresi, sanat ve kültür merkezleri olarak bilinmektedir ve ilk çağlardan beri birçok farklı medeniyeti barındırmışrır. M.Ö. 3000 yıllarında Lelegler, M.Ö. 11.yy'da Aioller, M.Ö. 9.yy'da İonlar bölgede hakim olmuşlardır. Büyük Menderes ve Gediz Irmakları arasında kalan alan, antik çağlarda İonia adını alır. Tüccar ve denizci olan İonlar denizaşırı ticaret sayesinde kısa zamanda zengişleşmişler ve üstün bir politik güce sahip olmuşlardır. Tarihte "İon Kolonileri" adını alan 12 şehir kurmuşlardır. Kuşadası, antik çağlarda Anadolu'nun Akdeniz'e açılan başlıca limanlarından biri idi. O devirde Neopolis adı ile anılıyordu. M.Ö. 7.yy.da başkentleri Sardes olan Lydialılar yöreye hakim uludağTarih: 18:51, 12/2/2008
ULUDAĞ
Uludağ, Olimpos Dağı olarak da bilinir. Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ. Antik çağın ilk tarihçilerinden Heredot (İ.Ö 490-420) yazdığı Heredot Tarihi isimli kitabında Uludağ, Olympos olarak geçer ve Olympos'ta Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi anlatır. Heredot'tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (İ.Ö 64-İ.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos'u olarak geçer. Strabon; Mysia isminin aslının Lydia'lılarda gürgen ağacı anlamına gelmektedir. Roma İmparatorluğu'nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ'da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ'da Nilüfer nehri ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhangazi Bursa'yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur. Orhangazi Bursa'yı teslim aldıktan sonra Türkler dağa Keşiş Dağı ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa'ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ'ın Türklerin eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir. Marmara Bölgesinin en yüksek dağı. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ'ın uzunluğu 40 km'yi bulur. Genişliği ise 15-20 km'dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa'ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli'ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası Uludağ Tepe'de 2.543 m'dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır. Uludağ'ın yüksek yerlerinde eski buzullara ait izlere raslanmaktadır. Karatepe'nin kuzeyindeki Aynalıgöl, Karagöl ve Kilimligöl buzul gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu göllerin mavi berrak suları, hemen aşağısında başlayan yemyeşil çam ormanları, yükseklerdeki beyaz kar yığınları buraların güzelliğine güzellik katmaktadır. istanul çamlıcaTarih: 18:49, 12/2/2008istanbul çamlıca16/1/2008
Köşk, Büyük Çamlıca Tepesi'nin Üsküdar'a bakan, batı eteklerinde ve Subaşı Mevkii'nin sol tarafındadır. Evliya Çelebi meşhur Seyahatname'sinde: "Büyük Çamlıca Mesiresi, göklere baş kaldırmış bir yüksek dağın tâ tepesinde bir tekke idi. Orada padişahımız kendilerine mahsus 'Cihan Bağı' adıyla bir büyük bahçe tanzim ettirdi ki orada olan köşke hakîrin (Çelebi'nin) tarihi şöyledir: Didim Evliyâ bu kâha tarih Mübarek ola kasrın Padişahım Sene 1065 Sultan IV. Mehmet (1648-1687) bu yerde, 1071 (1660-1661) tarihinde bir çeşme ve namazgâh yaptırdığına göre, kasır; çeşme ve namazgâhtan altı sene evvel yapılmış demektir. Aynı padişahın Küçük Çamlıca'da Cennetâbâd ismiyle anılan bir kasrı daha vardır. Bu kasır bahsine bakınız. Avcı lâkabıyla bilinen IV. Mehmet, yazları sık sık bu havaliye gelerek avlanırdı. Mehmet Halife, Tarih-i Gılmanî adlı eserinde: "Saadetli padişah da donanma gittikten sonra 1066 tarihinde Şevval ayının onunda (3 Ağustos 1656) saâdetle Üsküdar'a göç etti ki, iç halkı ile yaz mevsiminde bir miktar istirahat ederler..." Bu sırada sürüp giden harpten dolayı, Bozcaada ve Limni Adası Venedikliler'in eline geçmişti. "Bu haber kesinlik kazanınca bütün İstanbul halkı ayağa kalkıp; "Elbette Padişahımız İstanbul'a gelsin, seyr ve temaşa, bağ, bahçe ve zevk zamanı değildir... Üsküdar'da ne işi vardır?" diye söylenmeleri üzerine padişah vakit geçirmeden İstanbul'a dönmüştü. Padişah'ın, gerek Küçük Çamlıca'da ve gerekse Büyük Çamlıca'da, Bektâşî Tekkeleri'nin bulunduğu yerleri, kendisine has bahçe ve kasır olarak seçmesi, bir tesadüf eseri değildi. Bunun sebebini yine Mehmet Halife'den öğreniyoruz: "Sultan II. Süleyman tahta geçtiği zaman sazı, şarkıcı ve okuyucu takımını, tanburu, çöğürü ve Âşık Tekkeleri'ni yasak etmişti. Padişahımız, Sultan Süleyman'ın yaptığına uymakla zaman-ı saâdetlerinde de İstanbul huzura kavuşmuş"tu. Bağ-ı Cihan Kasrı da denilen Cihan Bağı Kasrı'nın ilk önce Sultan IV. Murat (1623-1640) tarafından takriben 1634 tarihlerinde yaptırılmış ve etrafındaki arazinin de bahçe olarak tanzim edilmiş olduğu söylenir. Kısa zamanda harap olan kasır IV. Mehmet tarafından yeniden yaptırılmış olmalıdır. Küçük Çamlıca Kasrı gibi, 60-70 sene sonra tamamen ortadan kalkan Cihanbağı Kasrı'nın yerine Sultan II. Mahmut, annesi Nakşidil Valide Sultan adına burada bir kasır yaptırmıştı.
tuz gölüTarih: 18:48, 12/2/2008tuz gölü16/1/2008
Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırları içerisinde yer alan Tuz Gölü 1.300 km2, Tuz Gölü Alt Havzası ise 20.000 km2 yer kaplar. Tuz Gölü Alt Havzası, Konya Kapalı Havzası’nda suyun sonlandığı yerdir. Doğal YapıTuz Gölü, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizde hem de dünyadaki sayılı alanlardandır. Önemli Bitki Alanı, Önemli Kuş Alanı, 1. Derece Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Alanı (7.414 km2) olan Tuz Gölü, aynı zamanda Ramsar kriterleri ne göre uluslararası öneme sahip bir sulak alandır. Tuz Gölü büyüklüğüne karşın, ülkemizin en sığ göllerinden biridir. Derinliği çoğu yerde 0.5 m’yi bulmaz. Suyun bol olduğu ilkbahar aylarında göl alanı 64.200 hektara ulaşır. Bu bölge kapalı bir havza konumundadır. Dışarıya akıntısı olmayan Tuz Gölü’nün deniz seviyesinden yüksekliği 905 m’dir. Göl, Türkiye’nin en az yağış alan bölgesindee yer alır.ve göle su taşıyan akarsular su açısından çok fakirdir. Önemli sayılabilecek akarsular; Bağlıca ve Kırdelik suları, doğuda Şereflikoçhisar’dan geçen Peçenek Suyu, güneybatıda DSİ Konya Drenaj Kanalı, batıda Cihanbeyli’den gelen İnsuyu ve güneydoğuda Aksaray’dan gelen Uluırmak’tır. Tuz Gölü çevresinde Bolluk, Tersakan (tuzlu su), Eşmekaya Sazlığı (tatlı su) ve Düden (acı su) gölleri yer almaktadır. |